DÖNEMEÇ
Ömer Murat

  Bir gündü hava ılık
Ve cadde kalabalık
Bir kadın sapıverdi önümden dönemece
Yalnız bir endam gördüm arkasından ipince

  Bulutlu havayı oldun olalı hiç sevmedin. 'Çekilin üstümden' diye haykırmak istiyorsun, 'Çekilin, zaten sıkılan içimi bir de siz karartmayın..' Gözleri ne de güzeldi. Onu daha ilk gördüğünde yüreğinde oluşan ürpertilere bir anlam verememiştin. Seni etkileyen neydi o bakışta kimbilir? Sadece meraklı gözlerle sana bakmış olamaz mıydı? Bunca mana hiç anlamak istemediğin bir bakıştan nasıl çıkmıştı?

Yağmur çiselemeye başladı, sırıksıklam olmadan bir eve yetişebilsen.. Yıllar sonra onu bir daha gördüğünde daha da güzellemişti sanki, hele gözleri.. Farkında olmadan ona biraz fazla bakınca saçlarını geriye atarak sana sadece gülümsemişti. Belki de ona aşıktın, neydi aşk, böylemiydi, yıllarca kabullenmek istemediğin, gönlünde onu her gördüğünde anlayamadığın titremelere sebep olan şey bu muydu?

  Ve görmeden sevdiğim işte bu kadın dedim

  Yağmur her tarafı çamur içinde bıraktı, yürümek giderek zorlaşıyor. Akşamüstü patikada onunla karşılaşınca görmemezlikten gelemedin. Biraz da sıkılarak yüzüne baktın. Hayret yine gülümsüyordu, insan ancak bu kadar güzel tebessüm edebilirdi. Bütün cesaretini toplayarak sadece 'merhaba' diyebildin. Sana karşılık vermiş miydi? Hatırlamıyorsun.. İşte hayatın boyunca onunla ilk ve tek konuşman bu olmuştu.

Eve yaklaşıyorsun, her tarafın çamur içinde.. Düşündükçe çaresizlik seni çıldırtıyor. 'Allahım hiç mi çaresi yok, onu hayatım boyunca bir kez daha göremiyecek miyim? Meğer, meğer onu ne kadar..' Yok hayır buna hiç bir zaman inanmadın, belki de inanmak istemedin. Boğazın düğümleniyor, ağlamak istemiyorsun. Kendini bu kadar yanlız, zayıf ve çaresiz hissetmek ne de zor.. Gözyaşların yağmura karışıyor, niçin ağlıyorsun?

  Çarpıldım, sendeledim

  Yağmur dindi, ama çok geç, sırılsıklam eve geldin. Artık elden hiçbirşey gelmez. Bu kadar mı aciz olacaktın? Ah onu bir kez daha görebilsen ve içinde yıllardır sakladığın duygularını ona açabilsen;

"Türkülerde yoksun yokluğun var. Deli gibi her yerde senin için bakıyorum, yüreğimi titreten o bakışları arıyorum. Birgün gözlerine bakıpta içinde var olduğunu bildiğim ümitlerimi gözyaşlarımla arayacağım, ama heyhat sen yoksun. Bulmadıktan sonra kaybetmek mi olur, görünmek için bunca yıl neden bekledin ve şimdi neredesin?"

  Bir gündü mevsim bayat
Ve esnemekte hayat
Dönemeçten bir tabut çıktı ve üç beş adam
Yalnız bir ahenk sezdim çerçevede bir endam

  Biraz toparlandıktan sonra başını kaldırmadan sordun annene; 'Ne zaman evlenir?' Gözyaşlarını tutamadın; 'Merak etme düğüne yetişiriz.'

Yağmur dindikten sonra...

Ve tabutta incecik o kadın var anladım
Bir köşede ağladım.



Ömer Murat

*(Hikayede N.Fazıl Kısakürek'in Dönemeç adlı şiiri kullanılmııştır)