![]() ![]() ![]() |
FANTASY ROLE PLAYING Murat Sönmez DM: Onünüzde bir geçit uzanıyor. Duvarlara tutturulmuş meşaleler tarafından aydınlatılan bir geçit bu. İleriden bazı sesler duyuyorsunuz ama ne olduğu konusunda bi fikriniz yok. Sol tarafta demirden yapılmış ağır görünüşlü bir kapı var. Player1: Ben kapıyı açmaya çalışacağım. Sanırım bir az once bulduğumuz pirinç anahtar bu kapı için. Player2: Tamam bende ileriye doğru biraz ilerleyip geçitin sonundan gelen sesleri araştırmak istiyorum. Player3: Ben Player1 in yanında kalıp kapı ile ilgileneceğim. Player1: Kapının yanına gelip pirinç anahtarı deniyorum. DM: Elindeki anahtarı anahtar yuvasına soktun ve bir açılma sesi geldi. Bu arada Player2 sen geçitte ilerliyorsun sesler dahada arttı. Player2: Nasıl sesler bunlar? Anlayabiliyormuyum? DM: İnsan seslerine benziyor ama hiç de mutlu çıkmıyor sesler. Daha çok birileri acı çekiyor gibi. Player2: İlerlemeye devam ediyorum. Ve ilerlerken long swordumu çektim. Player1: Ben de battle axe mi çıkardım ve açılan kapıyı itiyorum. DM: İçerisi karanlık ve hiçbir ses gelmiyor. Player3: ben yanımdaki meşaleyi yakıyorum. DM: Meşale odayı aydınlattı. Küçük bir oda bu. 2 metreye 3 metre ve girişin sağında bir sandık duruyor tam önünüzde ise bir dolap var. Player2 sen geçitin sonuna geldin ve önünde bir demir kapı daha var. Player2: Kapıyı açmaya çalışıyorum. DM: Olumsuz. Kapının üzerinde anahtar deliği yok. Player2: İtmeyi deniyorum. DM: Hiçbir şey olmadı. Player1: Player3 sandığı incelerken bende rafların yanına gidiyorum. DM: Sandık kırılmış ve içi boş. Dolabın içine bakıyorsun o da boş. Player1: Axe imi kullanarak dolabı parçalıyorum, amacım arkasına bakmak. DM: Dolabı parçaladın. Arkasında bir oyuk var ve oyuğun içerisinde de bir kol görüyorsun. Player1: Kolu çektim. DM: Uzaklardan bir mekanizmanın çalıştığını duyuyorsun. Bu arada player2 nin önündeki demir kapı yavaşça yukarı doğru açılmaya başladı. Player1: Player3 le birlikte hızla o tarafa doğru gidiyoruz. DM: Demir kapı açıldı. Player2 içeriye doğru bakıyorsun ama çok karanlık içerden bağırtılar ve hırıltılar geliyor. Bir anda karanlıkta kıpkırmızı bir gözün sana baktığını görüyorsun ve karanlıktan daha karanlık bir şeklin hızla üzerine geldiğini görüyorsun. Player2: Kılıcımı kaldırdım ve bekliyorum, her neyse kılıcımın soğuk çeliğiyle tanışacak! Yukarıda okuduğunuz satırlar klasik bir FRP oyunundan alındı. Player ların isimlerini buraya yazmadım ama hepside kanlı canlı insanlar.Hafta da en az bir kez bir aray gelip kendi karakterlerini unutup fantastik bir dünyada yaşayan fantastik karakterleri canlandırıyorlar. Akla gelmez maceralara atılıp yeni insanlarla tanışıyorlar ve karakterleri gün gelipde öldüğünde çocuklarını kaybetmiş gibi üzülüyorlar, her ne kadar onları kendi akıllarında yaratmış olsalar bile. FRP nin açılımı Fantasy Role Playing...Kökleri ise oldukça geriye gidiyor. Fantastik-kurgu yazın türü tüm dünyada uzun yıllar boyunca bir edebiyat türü bile sayılmıyordu. Tıpkı yüzyılın ilk yarısında Bilim-kurgunun edebiyattan sayılmaması gibi. Ama yıllar geçtikçe fantastik-kurgu da kendi efsanelerini yarattı ve edebi çevreler istese de istemese de milyonlarca insan tarafından sevildi. Aslında fantastik-kurgu bu günkü durumuna gelmesini de ilginçtir bir profosöre; İngiltere'de Oxford'da uzun süre eğitmenlik yapmış bir Dil bilimciye J.R.R Tolkien'e borçlu. Tolkien'in üç eseri fantastik-kurgunun temellerini attı. 1937 yılı basımlı Hobbit, yazılması ve basılması 18 sene süren (1937-55) efsanevi Lord Of The Rings ve 1977 yılında Tolkien'in oğlu tarafından babasının el yazmalarından ve notlarından derlenerek yayınlanan Silmarillion fantastik-kurgunun en önemli eserleri ve neredeyse kurucuları sayılıyor. Tolkien'in açtığı yoldan bir çok başka yazar geldi ve elbette fantastik-kurgu kendi dünyasını ve magazinini yaratmaya başladı. Peşpeşe açılan dergiler yeni yazarların hikayelerini yayınlamaya başladı. İşte bu tür dergilerden birinde FRP nin temelleri atılmaya başladı. Dungeon adlı dergide köşe yazarı olan Ed Greenwood kendi kurduğu fantastik bir dünya hakkında yazılar yazmaya ve orada yaşayan insanların öykülerini anlatmaya başladı. Bu fantastik dünya ve içinde yaşanan olaylar o kadar sevildiki okuyucular her yeni sayıyı merakla bekler oldular. Sanki öykülerdeki karakterler hayal mahsülü olmakta çıkmış ete ve kemiğe bürünmüşlerdi! Daha önce bütün herşeyiyle -coğrafyası,şehirleri,efsaneleri ve aklınıza gelen her şeyiyle- tasarlanmış bir dünyada yaşadığı varsayılan karakterleri yönetme fikri ilk kez Ed Greenwood'un öncülüğünde kurulan TSR adlı firmadan çıktı. Firmanın yarattığı Advenced Dangeons and Dragons serisi FRP nin de yapı taşı oldu. Bir FRP partisi çoğunlukla 4-5 kişiden oluşuyor. Beş kişiden bir kişi oyunun yöneticisi yani Dungeon Master (DM) oluyor. Oyunun zevkli olması büyük oranda DM nin hayal gücüne ve oyunun kurallarını iyi bilmesine bağlı. Çünkü oyuncuları ve maceraları yönlendiren o. Elbette oyuncuların da hayal güçlerinin oyunun zevkli olmasında büyük bir rolü var. Sonuçta DM tarafından yaratılan problemlerle onlar uğraşıyor! Frp oynarken oyuncuların bürünecekleri farklı karakterler mevcut. Bu karakterler ırklarına, mesleklerine, özelliklerine göre birbirlerinden ayrılabiliyor ve bu özelliklerine uygun davranıyorlar. Örneğin kendisine hayat görüşü olarak lawful and good u (yani yasalara bağlı ve iyi) seçen bir karakter gün gelipde bir çocuğu öldüremiyor aynı şekilde chaotic and evil i seçen bir karakterdende yasalara uyması ve iyi yürekli olması beklenmiyor. Hatta karakterine uygun bir şekilde davranmazsa oyuncu DM tarafından uyarılıyor. Yani anlayacağınız FRP tam anlamıyla bir hayat simülasyonu! Irklar karakterin ana özelliklerinden biri. Bu fantastik dünyalarda insan dışında bir çok ırk var. Bunların bazıları Tolkien'in kitaplarından aynen alınmış, örneğin Tolkien'in bir çok romanının önemli karakterlerinden Hobbit'ler diğer isimleri halflings ile karşımıza çıkıyorlar. Bütün ırkların kendilerine göre üstünlükleri ve zayıflıkları var. Örneğin halflingler çok iyi hırsız oluyorlar ama boylarının kısalığı yüzünden savaşlarda çok etkili değiller. Mesleğinizde karakterin önemli özelliklerinden. İsterseniz bir Paladin yani soylu bir savaşçı olabilir ve silah kullanmada usta olursunuz isterseniz bir Wizard ya da cleric olup büyü sanatlarında usta olabilirsiniz. Diğer yandan gerçek hayatta olduğu gibi oluşturulan karakterlerinde bazı kabiliyetleri ve özellikleri var. Nasıl herkesden futbolcu ya da popcu! Olmuyorsa (futbolcuları bilmem ama her isteyen popcu oluyo) frpde de karakteriniz yalnızca oyunun başında seçtiğiniz kabiliyetleri ve daha sonrada öğrendiklerini kullanabiliyor. Örneğin karakterinizin çok iyi bir at sürücüsü olmasını istiyorsanız bu kabiliyeti alıyorsunuz, bu kabiliyeti almazsanız atın üzerinde giderken ok kullanamazsınız yada artistlik yapamazsınız. Karakterinizin çok iyi ip kullanmasını, bir çok dilde okuma yazma bilmesini, yüzmesini, yön bulma duygusunun kuvvetli olmasını, ilk yardımdan anlamasını, dağa tepeye tırmanabilmesini, dansedebilmesini,şarkı söyleyebilmesini ve daha bir çok kabiliyeti de seçebilirsiniz. Elbette alabileceğiniz kabiliyetlerde sınırlı sayıda ve oyunun başında 3-4 ü geçmiyor. Özellikler ise yalnızca altı tane. Bunlar güç, dayanıklılık, çeviklik, zeka, bilgelik ve karizma. Bütün bu özellikler oyunun başında zarlar ile belirleniyor ve karakteri önemli ölçüde etkiliyor. Örneğin zeka sı 8 olan bir karakter birden fazla dili öğrenemiyor. Karizması 20 olan bir karakter çok iyi bir lider olabiliyor ve her yerde sözü geçen biri olabiliyor. Gelelim oyunun nasıl oynandığına. Oyuncular ve DM bir araya, tercihende bir masanın başına oturuyorlar ve DM ya kendi yarattığı bir senaryoya ya da önceden hazırlanmış bir senaryoya uygun olarak oyuncuları en başta verdiğim örnekteki gibi oynatmaya başlıyor. Bir çok durum için zarlara ihityaç duyuluyor. Zarlar ise çok çeşit. Hepimizin aşina olduğu 6lık zarın dışında 4lük, 8lik, 10luk, 12lik, 20lik ve hatta 30luk ve 100lük zarlarda var (yüzlük zar neredeyse bir küre ve çok kullanılmıyor). Duruma uygun olarak bu zarlar oyunular ve dm tarafından kullanılıyor. Örneğin bir savaş sırasında düşmana saldırdığınızda isabet ettirip ettiremediğiniz ettirdiyseniz ne kadar zarar verdiğiniz bu zarlar tarafından belirleniyor. Eğer severseniz Frp kısa zamanda sizi kendine esir edecektir. Ama elbette fantastik dünyalar ve bu dünyalarda yaşayan fantastik kahramanlar yaratıp onun kimliğine bürünme fikri hoşunuza gitmiyorsa Frp size deli saçması gibi de gözükebilir. Fakat en azından bir kere olsun görmeden karar vermeyin derim size. Kimbilir belkide atılacağınız bir macerada karşınıza çıkan güzeller güzeli bir elf kalbinizi çalabilir! |