C64 ÖLMEDİ!
Murat Sönmez

Sanırım 1983-84 arasında bir aydı. O zamanlar ben daha bir ortaokul öğrencisiydim. Uzun aylar boyunca babamı bir bilgisayar almaya ikna etmek için uğraşmış durmuştum. Az surat asıp tavır koymamıştım babama o zamanlar. Benim içimdeki bilgisayar tutkusu daha ilk game&watch ı elime aldığımda başlamıştı. Şimdiki gençlik game&watch ların ne olduğunu bilmezler. Bu aletler şu anki sega felan gibi yalnızca oyun oynmaya yarayan aletlerdi amakartuşlu felan değillerdi bunlar. Bir alette yalnız bir oyun vardı. Eh oyunların kalitesinden felan bahsetmeye bile gerek yok elbet. Ben deli olurdum bu aletlere, en sonunda yurtdışına giden bi dosta sipariş vermiştikte bir tanede benim olmuştu (acayip uyduruk bir şeydi!). Sonra siyah beyaz televizyondaki Atari reklamını müziği ile hala hatırlarım: "Haydi, haydii Atariii geldiiiiii".

Bütün uğraşlarıma rağmen babama bir tane Atari aldıramamıştım. Ama inatda işe yarıyomuş. Çünkü Atariden en fazla iki sene sonra abim elinde kocaman bir paketle eve geldi. Hayatımda gördüğüm ilk gerçek bilgisayardı ve çok güzeldi. Gerçi c64'ü aldırmak için uğraşırken, bilgisayarın okul hayatına nasıl yararlı olacağına dair bir sürü ıvır zıvır sallamıştım ama elbetteki bilgisyarımı hiçbir zaman böyle yararsız işler! İçin kullanmadım. Geçenlerde abime ICQ dan C64 emülatörünü ve bence oyun dünyasının gelmiş geçmiş en güzel yarış oyunu olan Le Mans'ı yolladım, o bana "bu kadar da nostalji fazla değilmi?" diye sordu. İçinizden başkalarıda aynı şekilde düşünebilir, ama bence hayır değil. Yani şu oyunların basitliğine ve güzelliğine bir baksanıza! Şu anda bile aynı zevkle oynayabiliyor insan. Her oyunu gördüğümde nasıl ilkel şartlar altında bilgisayar kullandığımızı hatırlıyorum. Düşünsenize, hard disk felan bir yana disket sürücü bile yoktu C64 ilk çıktığında. Resmen teyplerde çaldığımız kasetlerin üzerine oyun kopyalatırdık! Sonradan bir disket sürücüm olmuştu ama teyp ile uğraştığımız o belalı günleri hiç unutmam. Şimdiki bilgisayar gençliğine gelinde anlatın o günleri! Elimizde bir tornavida teyp in kafa ayarını tutturmak için saatlerce uğraşırdık. "Kafa ayarı" lafını da herhalde biz ıydurmuşuzdur. İngilizce de nederlerdi bilmiyorum. Ama teyp üzerindeki küçücük bir delikten ulaşılan bir vidanın sıkılıp, gevşetilmesi ile yapılırdı bu ayar ve yüklenmeye çalışılan oyunun çıkması için mutlaka doğru ayar tutturulmalıydı. Sonra kafa ayarı prograları vardı ama mantık olarak zaten saçma programlardı bunlar. Önce bu kafa ayarı programı yüklenip çalıştırırdık, sonra yüklemek istediğimiz oyunu koyar bu program sayesinde tornavida ile kafa ayarını tuttururduk. Ama kafa ayarı değiştiği için bu seferde kafa ayarı programı çalışmazdı!

Vay, vay! Ne günlerdi onlar. Disket sürücü almışda kurtulmuştuk o eziyetten. 5,25 lik disketlerden. Şimdi tam hatırlamıyorum ama sanırım 256 Kb alabiliyordu en fazla. Arkalı önlü takılırdı ve sık sık bozulurdu. Sonradan Amiga'nın çıkışı ile C64 gözden düştü. Pc'lerin yaygınlaşması ile de Amiga gözden düştü. İtiraf ediyorum bende unuttum onları. Taki geçenlerde bir arkadaşım bana bir emülator ve birkaç oyun gönderene kadar. Bu günün dev oyunları ile karşılaştırılınca o kadar basitlerki! Sanki 10-15 yıl önce değilde 100 yıl önce yapılmışlar gibi. Ama yinede şu anki tüm oyun türlerinin atası onlar.

Bende belki benim gibi başka insanlarda vardır diyerek. Buraya koyuyorum bu emülatörü ve oyunları. Daha fazla oyun bulmak için yahoo dan felan araştırma yapabilirsiniz. İnanın bana yüzlerce oyun var. Üstelik oyunlar o kadar kısa ki 10 saniyede felan download edebiliyorsunuz. Ben buraya kendim için bir top10 yaptım. Buyurun bakın.(bu oyunları çalıştırmak için gereken emülatörüde buradan çekebilirsiniz.)



 
1. Head over Hells: Bu oyunu çok az kişi bilir. Ama bence Commodore'un en zevkli oyunlarından biri ayrıca oyun tarihinin ilk action-adventure oyunudur. Olay şu: İki tane köpeğimsi yaratık var. Birisi hızlı koşuyor, az zıplıyor; öbürü yavaş koşuyor, çok zıplıyor. Oyunun başında bu iki ayrı yerlerden başlıyorlar. Ve zindana benzer yerlerden geçerek 5 dünyayı bitirmeye çalışıyorlar. Oyun hem hızlı harket etme, zıplama gibi bilek hareketlerine bakıyor, hem de zindanları geçmek için çeşitli puzzle lar çözmeye bakıyor. Zaman zaman bu iki yaratık bir araya gelince Voltran'ı oluşturup üstüste çıkıyorlar ve o zaman hem hızlı gidiyor hemde çok zıplıyorlar.


 
2. Le Mans: İnanılmaz bir şey! Bu oyun 1982 yılında yapılmış! Bırakın şimdiyi C64 zamanında bile oldukça eski sayılan bir oyundu bu. Oyun yalnızca 9KB!!!İnanılmaz bir şey. Bu gün bir word dokümanı açın, yalnızca bir "a" harfi yazıp save edin, o bile 19 KB yer tutuyor! Bu oyunun bu kadar küçük ama bu kadar eğlenceli olması inanılmaz bir şey. Geçenlerde 300 Bin yaptım. Bakalım geçen olacakmı?


 
3. Boulder Dash 1-2-3-4-5-6-..-50: Alın size bir başka muhteşem oyun daha. Bu oyunu ömrünüzde bir kere bile oynamadıysanız, bunca sene boşuna oyun oynamışsınız demektir. Ayrıca başlıktaki 50 sayısıda abartı değil. Gerçekten de bir diskette tam 50 bölümü vardı bu oyunun. Oyna oyna bitmezdi.


 
4. Green Beret: İşte C64'ün son zamanlarının muhteşem oyunu. Bu oyunun grafikleri bizi dehşete düşürürdü. Saatlerce oynardık da bitiremezdik bu oyunu. E tabi sen adama 3 hak ver sonra koskoca oyunu bitirmesini bekle. Ee adam ne yapsın? Nasıl save edecek? Kasete mi? Mümkün değil. Mecburen her seferinde baştan başla. Gırrrrrrrr!!


 
5. Ghost And Goblins: Aynı mantıkta başka bir oyun. Yalnız Ghost'n Goblins Geren Beret'den bşraz daha ünlüydü o zamanlar. Özellikle de müziği çok güzeldi ve oyunun atmosferine çok güzel uymuştu. Bu oyunuda bitiremedim elbet (hile yaparak bitirmiştim ama!)


 
6. Imposibble Mission: Arkadaşlar varmı böyle bir oyun daha gören, duyan, oynayan? Yoktur. Mümkün değil. Imposibble Mission bir efsanedir ve gerçektende bitirilmesi imkansızdır. Ben bu oyunu bitirebilen birini tanımıyorum. Bitirdim diyenlerede inanmam. Oyunun ikincisi çıktığında bir söylenti çıkmıştı. Oyunu bitirdiğini ispat eden ilk 10 kişi ye oyunu yapan firma bilgisayar hediye edecekti. Büyük ihtimalle geyikti bu. Geyik olsada olmasada ben hiç umutlanmamıştım, çünkü ikincisini de birincisini de bitirmek imkansızdı.


 
7. Last Ninja: C64'ün ilk devasa oyunlarından biri. Last Ninja'da ilk action adventure lardan. Sonradan ikinci ve üçüncü bölümleride çıkmıştı. Üçüncü bölümünün grafikleri hayli iyiydi. Eh bu oyunda bir klasikti.


 
8. Yie are Kung-fu: İsme bak!! İşte bu oyunda dövüş oyunlarının atası. Otomatik ateşli joystickler çıkınca bu oyunun havası sönmüştü gerçi. Otomatiğe takıp patır kütür dövebiliyoduk herkesi. Yalnız ben bu oyunun müziğini çok severdim. Oyunun girişinde 10 dakika felan süren bir müzik vardır. Tavsiye ederim dinleyin.


 
9. Winter Game: Kış olimpiyatları. Bu oyunlar bir seri idi. Yaz ve kış olimpiyatları vardı. Sonradan birde World Games diye bi oyun çıkarmışlardı, ama kesinlikle en zevklisi kış olimpiyatları idi. Buz balesi olayına dikkat! İnsanı deli edebilir.


 
10. Commando: Bir başka otomatik ateş kurbanı daha. İlk başlarda çok zorlanmıştım ben bu oyunu oynarken. Ama sonradan otomatik ateş ile koca oyunu tam 45 saniyede bitiriyordum!.