BİLGİSAYAR OYUNLARI BAĞIMLILIK YAPARMI?
A.) Evet B.)Hayır C.)Banane! D.)Doom

Odanın bütün ışıkları kapatılmış. Yuvalarından fırlayacakmış gibi kocaman duran gözler büyük bir dikkatle aynı görüntüye bakıyor. Eller terden sırılsıklam olmuş durumda. O anda savaş çıksa umurunda değil. Çünkü bütün dünya küçülmüş ve o görüntüye takılmış kalmış. Bütün gün boyunca beklenen o anın vereceği keyif yerine bir stres hakim odanın atmosferine. O sırada içeri giren anneye/eşe güzel bir "fırça" atılıyor hatta bağırılıyor, çünkü o anın kutsallığını bozmaya kimsenin hakkı yok. Nihayet beklenen "şey" 78. dakika da geliyor ve gelen golle rahatlanıyor. Sonrası bilinen şey; arabanın anahtarları ile silah alınıp eğlenilmeye gidiliyor.
Güne sabah erkenden "Sabah Sütcüleri" ile başlıyor. Sonra "Köyümüz Köylümüzden", "Pembe Yolun Süper Aşıkları"na oradan "Tarkan'ın En Son Bizans Macerası"na kadar bütün öğlen programlarını seyrettikten sonra, öğle üzeri programları çayla beraber seyrediliyor, ardından gelen akşam haberleri ve hemen arkasından da "Prime Time" a kadar çerez bir kaç program seyredildikten sonra asıl Televizyon keyfi başlıyor: İlk önce "Ultra Adam ile Haberler" seyrediliyor, sonra "Babasının 35. Evi" ,o gün o yayında değilse "Siteciler" ya da "Gecekonducular" seyrediyor. Arada sırada yapılan "zap" larla talk showlara bakılıyor ve en son dedikodu haberleri alındıktan sonra bir sonraki yayın akışına hazırlanılmak üzere yatağa giriyor.
Konumuz "Bilgisayar oyunları ve bağımlılık". Bilgisayar oyunlarının bağımlılık yapıp yapmadığını diğer sayfalardan okuyup öğreneceğiz. Ama benim şahsi kanaatım "Evet bilgisayar oyunları bağımlılık yapar" yönünde ve bunu bir oyun bağımlısı olarak söylüyorum. Ama hemen beni yargılamaya başlamadan önce sizde kendi bağımlılıklarınızı kendinize itiraf edin. Belki size yukarıda anlatmaya çalıştığım kişi gibi bir futbol bağımlısısınız ya da bütün gününüzü,akşamınızı televizyon ekranınıza bakarak geçiriyorsunuz. Bir kısmınız da ise Internet bağımlılığı olduğuna eminim. Internet bağımlısı olanlarınızın içerisinde büyük bir kısmı ise chat bağımlıları oluşturuyor. Büyük bir kısmınız ise sigara bağımlısısınız, alkol bağımlısı olanınızda hiç azın sanmayacak kadar çoktur sanırım, eh belki de küçük bir kısmınız uyuşturucu da kullanıyorsunuz, kim bilir belki daha ne tür bağımlılıkların esiri olanlar vardır aranızda. Bütün mesela burada işte: Bütün bağımlıklar aynı kefedeler mi? Bütün bağımlılıklar kötümüdür? yoksa aralarında da bir sıralama var mı? Yani bir oyun bağımlısı olarak benim sigara bağımlısına göre durumum nedir?
Bilgisayar, Internet, televizyon ve her türlü medya tarafından devamlı bombardıman altında bulunan bizlerin herhangi bir "şeyin" bağımlısı olmadığına inanmak çok zor. Çünkü bağımlılık demek ihtiyaç demek, ihtiyaç demek tüketmek demek, tüketmek demek para demek! Çok mu insafsızca oldu? bence pek değil. Gün boyunca yaptığınız işler boyunca ne kadar çok imgenin suratımıza dayatıldığını düşünün. Yolda arabanızla giderken bile açık olan radyonuzla, koca koca apartmanların sağır duvarlarına çizilen reklamlarla bombardıman altındasınız. Okuduğunuz gazete ile hatta şu anda okumakta olduğunuz Serbest Düşme ile devamlı bombardıman altındasınız. Hemen paranoyakça etrafınıza bakınmayın, siz de kendi işiniz dolayısıyla başkalarını nasıl bombardımana tuttuğunuzu düşünün.
Peki herkesin bir şekilde bir şeyin bağımlısı olduğu bir dünya da bilgisayar oyunu bağımlıların durumu nedir? Bir psikiyatris olmadığım için bu sorunun cevabını söyleyebilmem son derece zor, ama bir oyun bağımlısı olarak ben bu durumdan şikayetçi değilim, arada sırada bilgisayardan gelen garip sesleri çevremdekiler hoş karşılamasa da onlarda bu durumdan şikayetçi değil, yani anlayacağınız ben bağımlılığım ile mutluyum. Peki siz kendi bağımlılığınız ile mutlumuzsunuz?
DİKKAT! BU OYUNLAR BAĞIMLIKLIK YAPAR!